REKLAMI GEÇ

Demir Adam’ın isyanı

Demir Adam’ın isyanı

İstanbul’da kahraman polisimize karşı yapılan hain saldırı spor dünyasından da tepkiler çekmeyi sürdürüyor. Denizli’nin Demir Adam’ı (İron Man) 56 yaşındaki Opr. Dr. Fatih Tosun da duygulu ve sert bir paylaşımda bulunarak terörün asla hedefine ulaşamayacağını ifade etti.

Selami Aydın / DENİZLİSPORHABER / 15 Aralık 2016 Perşembe, 11:27

Mücadele azmi ile tam bir ‘rol model’ olan Denizli Sağlık Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Fatih Tosun, İstanbul’da kahraman Türk Polisine karşı yapılan hain saldırıdan sonra müthiş bir paylaşım yaptı. Maraton, yüzme ve bisikleti kapsayan IronMan Turkey 70,3 triatlonu tamamlayarak Demir Adam unvanı olan Fatih Tosun kendi hayat mücadelesinden verdiği kesitlerle ‘Türk Halkı’nın hiçbir terör eylemi karşısında kaybetmeyeceğini, yılmayacağını’ anlattı.

“Bizim ne kadar dayanabileceğimizi bilmiyorlar” diyen Tosun sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda; “Söz konusu vatan olduğunda dayanma gücümüzün sınırı yoktur” dedi.

İşte hayat hikayesi ile tüm gençlere örnek olacak Fatih Tosun’un o paylaşımı;

“Terör bu sefer spor mekanındaydı. Bu durum beni iki yönden birden etkiledi. Hem Türk kimliğimle, hem de sporcu kişiliğimle.

Ben yaşlı biriyim artık. Sanırlar ki zora gelemez. Gençken de çıtkırıldım görürlerdi. Zannederlerdi ki üflesen devrilir.

Lisede “Fare Fatih” derlerdi. Ürkektim biraz. Üniversitede “Bezgin Bekir” demeye başladılar. Hep yorgundum.

Yoruluyordum, ürküyordum gerçekten de, ama hep dayandım. Yıllarca yatılı okudum. Tıp fakültesinde, 40 metrekare evde 3 kişi yaşadık. 6 yılı Ankara soğuğunda 750 kilo odunla geçirdik. Dayandım.

Üniversite yıllarında yılda 180 nöbet tutarken, öğrenci yemeği bile lükstü, ama dayandım. İntern olunca yemek ücretsizdi, zengin oldum sandım.

4 yıl önce almış olduğum ayakkabı altından çizgi halinde yırtıldığında da dert etmedim. Yırtıktan içeri kar suları girerken dayanmak kolaydı ama arkamdan gelenlerin “ayakkabın delinmiş” diye gülüşmelerine de dayandım. Başına gelmeyen dikkat etmez, önünüzde yürüyenlere bakın, ayakkabısının tabanı adım atarken görünür.

Bunlar beni aslında yormadı bile. Ülke insanımın çok daha ağır şartlara dayandığını biliyordum, şikayet etmeye bile utandım.

60 yaşıma yaklaştığımda pek derdim kalmamıştı. Oysa alışmıştım zorluk çekmeye, kendime zorluklar yarattım.

Hiç spor yapmamışsın, koşamazsın dediler. Aylarca, yıllarca çalıştım. Maratonlar koştum.

Koştum ama daha 5 km olmadan yoruldum. Dayandım.  10 km sonra nefesim daralmaya başladı, dayandım. 20 km sonra artık bittim dedim, yine de dayandım. 30 km koşmak çile çekmekti, dayandım. 35. km’de duvara çarptım (bir koşucu terimi, enerji tükendi anlamında), ayaklarım yerden kalkmaz oldu, dayandım. 40 km bittiğinde yürümek, sürünmek arası gitmeye başladım, dayandım.

Bıraksaydım kendime saygım kalmayacaktı. Son 2 km boyunca boynumdan ayak bileğime tüm eklemlerim feryat etmeye, yalvarmaya başladılar, dinlemedim, dayandım ve bitirdim.

Daha da gerekseydi yine de dayanırdım. Galiba bizlerin ortak özelliği inadımız böyle gerektiriyor. Normalde ürkek ve bezgin görünen bizler, bir rica veya zorluk karşısında bambaşka oluyoruz.

Bazıları görünüşümüze aldanıp zorla bize bir şeyler yaptırmaya çalışıyor. Direncimizi kırmaya uğraşıyorlar. Zannediyorlar ki, şöyle şöyle yaparsak bunların pili biter. Olmadı mı, iki de şurada patlama yaptık mı artık dayanamaz çözülürler.

Bilmiyorlar.

Ne kadar dayanabileceğimizi bilmiyorlar.

Bu hainler sadece oyuncak, bu çok belli, çünkü onlar az çok bilirler. Bunları kurup gönderenler nelere katlanabileceğimizi bilmiyorlar.

Ben anlattığım bu maratonu, şimdi 180 km bisiklet sürüp ara vermeden üstüne yapmaya çalışacağım. Yaparım çünkü kanımda var. Acıya, zorluğa ne kadar katlanabileceğimi ben bile bilmiyorum.

Peki ne için.

Sadece keyfine.

Ya söz konusu vatan olursa nelere katlanabilirim.

İşte bu biraz zor bir soru. Bunun sınırı yok. Dayanma gücümü tartarken ben bile korkuyorum.

Onlar da korksa iyi olur. Karşılarında 60’ına dayanmış bir dedeyi değil, canlı bombanın üzerine atlamakta tereddüt etmeyen gençleri bulacaklar.

Sonunda anlayacaklar ama galiba onlar için artık çok geç olacak.

Bakalım en güçlüleri ne kadar dayanacak”

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı..