REKLAMI GEÇ

BİZ HANGİ MAÇI ALIRIZ?

14 Ekim 2014 Salı

Milli maçlar haftasında medya, salyalarını akıtacak fırsat buldu.

Kazansak bu kadar yaygara kopmaz. Elbette yenilgiler de birilerini laf söyleme fırsatı veriyor.

Bu laf söyleyiciler öyle sıradan tipler de değil.

Zamanının önemli futbolcuları, kaşarlanmış yılların gazetecileri, eski hakemleri…

Leyleği kuşa benzetmek için ayaklarını kesen zevatlara benziyorlar.

Hocasını, futbolcusunu acımasızca eleştirip futbolun namusu kurtuluyor sanırsınız.

Ülke futboluna sen ne kattın diye soran yok.

Bu yazı yazılırken Letonya maçına 1 saat kalmıştı.

Ne fark eder ki. Sıradan ve vasatı aşmayan bir maç daha tarihin derinliklerine hiçbir iz bırakmadan düşecek.

Buzdağının görünen yüzüne bakanlar, derinlerde yasalar ve bilimsellikle işleyen performans ve halkçı futbolun temel ilkelerini ellerinden kaçırıyor.

50 yıla yaklaşan modern futbolun ülke kurucuları ve yöneticileri, 50 yıldır oluşturdukları pastadan pay kapmak için futbolumuzu en kaba biçimde örgütlediler.

Hayatını halkın spor yapmasına adayan, ilkeli futbolu ve antrenörlüğüyle Metin Kurt adı ve Metin Kurt gibi düşünenler faşist ve gerici futbolun değirmeninde acımasızca öğütülürken aynı dönemden takım arkadaşı olan Fatih Terim ve gibiler, sürekli el üstünde tutuldu. Ülke futbolunun her kademesinde görev aldılar. Ballı kaymaklı futbol piyasasının kompradorları olurken ülke futbolunu bu günlere bu kadrolar getirdi.

Hakedenler ve layık olanlar açlık ve yoksulluk içinde dürüstlük ve yeteneklerini futbol simsarlarına satamazken, sermaye kesimleri, satın alınmış adamlarıyla futbolu günümüze dek yönetti.

Ortada ne bir ulusal futbol kimliğimiz, ne de halkın spora etkin, aktif ve bilinçle katılımı var.

Yıllarca futbolla bizleri uyuşturup, ulusal futbol takımıyla da ırkçı hegamonik sinir uçlarımızı pışpışlayan iktidarların elindeki futbol, bugün ortaya sürdükleri kaba ulusalcılıklarıyla birlikte tarihe gömülüyor.

Günü kurtarıyor. Can çekişiyor.

Neyse ki artık yemiyoruz sunduğunuz futbol çeşnisini.

Gaz yapıyor.

Hazımsızlık yaratıyor.

Oysa biz sadece oynamak istiyorduk.

Ruhumuzu ve bilincimizi verdiğimiz maçları kazanmayı…

Seyretmeyi ve müşteriniz olmayı değil…

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı..