REKLAMI GEÇ

DENİZLİSPOR KURTULUŞA ÇOK YAKIN

24 Kasım 2017 Cuma

Geçmişte yaşanan tüm disiplinsizliğin kaynağının ekonomik olduğu, bugünkü koşullardan rahatlıkla ayırt edilebiliyor.

 

Ligde kanımca en vasat kadrolardan birine sahip olmamıza rağmen (ki takımın gerçek potansiyeli bu asla değil) tehlikede olduğumuzu düşünmüyorum. Zaten diğer kulüplerin şu sıralar yaşadıkları da, mali disiplinsizliklerinin bir ürünü olarak bugün karşılarında onarılmaz sorunlar şeklinde tezahür ediyor.

 

Koskoca Gaziantepspor’un durumu ortada. Kulüpte yemeğin bile düzenli çıkmadığı söyleniyor.

Koskoca Eskişehirpor’un durumu ortada. Kongreyi toplayamıyorlar. Takım antrenmanlara çıkmıyor. Puanları silindi, daha da silineceği konuşuluyor.

Manisaspor’un da durumu ortada. Kendi taraftarı tarafından protesto ediliyor. Borçlarını ödeyemediği için puanları siliniyor. Devre arasından nasıl çıkacakları tam bir soru işareti…

 

Tüm bunlara rağmen Denizlispor, kulüp lisansı aşamasında puan silinmesin diye çaba sarfediyor ve sorununu gideriyor. Yabancılarla anlaşıyor, ödemelerini bir düzen altına alıyor. En önemlisi ise güven ortamını yeniden tesis ediyor.

 

***

 

Mustafa Üstek’in başkanlığa gelişinden itibaren, kaybedilen itibar süratle yerine kazandırıldı. Buna hep birlikte şahit olduk. Kulüp deplasmanda kaldığı otellerin paralarını ödeyemiyor, bu nedenle otel bulmakta zorlanıyordu. Hatta yeniden o şehre gideceği zaman tüm oteller kendi aralarında anlaşıyor takıma yer vermiyorlardı düşünün…

İcra rezaletleri hala aklımızda. Komik rakamlar için tesislere icra memurları geliyor ne varsa haczediyordu. Kupaları bile…

Kulübe yapılan destekler, bulunan kaynaklar fütursuzca kullanılıyor, her yıl borç biraz daha büyüyordu.

Hatta kulüp yönetimi dahil kimse kulübün ne kadar borcu olduğunu bile bilmiyordu.

 

 

***

 

Kimse bağışta, yardımda bulunmak istemiyordu. Çünkü paraların çar-çur edildiğini görüyor, yöneticilerin yaptıkları tüm masrafları kulübe ödettiğine inanıyor kısacası kulübün parasının hovardaca kullanıldığına düşünüyorlardı.

 

Hatta kulübe kendi dönemlerinde destek veren bazı yöneticiler alacaklarını faizi ile birlikte alıyor, bunu yapmayanlar ise kur farkı talep ediyordu.

 

Temliklerle hak edilmeyen miktarlar kulüp gelirinden alınarak el konuyor, geri ödemeler yapılmıyor, yapıldığı dönemlerde de masraflar filan alınıyordu.

 

Bazıları kulüp yönetimine girip kendi işlerini görüyor, çıkıp gittiklerinde verdiklerinin hem madden hem de manen fazlasını alıp gidiyorlardı.

 

Şehir pek çok niteliksiz yöneticiye tahammül etti, mecbur bırakıldı. Tüm bu gelişmeler yaşanırken borç ödemesi ise neredeyse yapılmıyordu.

 

Mutlaka her yönetim kendi döneminde mecburi olan bir takım ödemeler gerçekleştiriyordu ama sonrasında verdiklerini geri alıyorlardı. Sadece alacaklı değişiyor ve borç miktarı azalmıyordu.

 

***

 

Mustafa Üstek bu kaderi değiştiren isim oldu.

Bunca yıldır takip ettiğim Denizlispor yönetiminde ilk kez bir yönetimin ‘verdiklerini geri almadığına’ ‘bağış’ yaptığına tanık oldum.

 

Daha önce Denizlispor yönetiminde görev almış, süre içinde alacağını asla talep etmemiş ve bazen bir kısmını bazen tamamını bağışlayan değerli yöneticiler elbette vardı ama yönetim kurulu olarak topyekün herkesin bağışta bulunduğu bir yönetim ilk kez Üstek ile geldi.

 

Kara düzen yerini banka hareketlerine bıraktı. Elden ödemeler yerine sistemli bir mali yapı geldi. Asla ön görülemeyen kulüp borcu yıllar sonra nihayet gönül rahatlığı ile söylenebilir bir rakama geriledi. Yöneticiler artık kulübün borcunun ne kadar olduğunu biliyor ve çok nadiren bu hususta bir sürpriz ile karşılaşıyor.

 

Ama Denizlispor’u getirdikleri çok daha önemli bir eşikte bekliyorlar şimdi…

 

***

 

Yayın gelirleri dönem içinde ciddi oranlarda arttı. Kulübün Denizli dışından diğer yan gelirleri de artış gösterdi. Tüm kulüpler için ortaya çıkan bu tablo TFF 1. Lig’de sürdürülebilir kulüpçülüğün önünü açtı.

Ne var ki borç batağında olan kulüplerin şimdilik bu nimetten gönül rahatlığı ile faydalanma şansları yok. Ama Denizlispor kimseye ihtiyaç duymadan sürdürülebilir kulüpçülüğün tam da eşiğinde şimdi…

 

Önemli ölçüde gerileyen kulüp borçları, yıllık gelir seviyesine oldukça yaklaştı. Bu Denizlispor’un sağlıklı yönetimlerle ilelebet mali konuda sıkıntı çekmeyeceği bir geleceğe yaklaştığının göstergesi…

 

Sezon başından bu yana ciddi fedakarlıklar yapan Başkan Mustafa Üstek ve kurmaylarının çok önemli başarısı. Görünen o ki biraz destek ile kulüp düzlüğe çıkacak.

 

Ama Denizli bu destek konusunda eski alışkanlıklarından olsa gerek çok da istekli değil…

 

Oysa ki; son bir kez verecekler, bir daha desteğe ihtiyacı kalmayacak.

 

***

 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci tartışmasız şekilde bu kentte siyasetin zirvesindeki isimdir. Hükümetin diğer bakanlarının kendi şehirlerinin takımları ile ne kadar yakından ilgilendiklerini, ne kadar katkı koyduklarını hepimiz okuyor, takip ediyoruz.

 

Ben Bakan Zeybekci’nin çok uzun zamandır Denizlispor ile bir arada anıldığını hatırlamıyorum. Destek ise hiç yok. Hatta duyduğum kadarıyla yeni yönetimle bir araya bile gelmemiş… Çok büyük kayıp. Bir an önce bu insanlara cesaret ve destek vermesi şart.

 

Ligdeki bazı takımların göğüslerinde belediye reklamları görüyoruz. Denizlispor bu sezon Lezita ile çalışmayı planlıyordu ama şu ana kadar bu iş olmadı onu biliyoruz…

 

Yine diğer kentlerde duyuyoruz, 20-30 milyon liralara varan yerel yönetim destekleri oluyor. Bizde maalesef olmuyor. Zaten bu kadara ihtiyaç olduğunu da sanmıyorum. Başkan Zolan’ın uzun zamandır Denizlispor’a destek olduğunu biliyoruz. Maddi ve ayni yardımlarını hep hatırlıyoruz. Hatta geçen sezon takımın primlerinin yarısına katkı koyuyorlardı.

Bu sezon yerel yönetimlerden sınırlı katkı geldiği bilgisini alıyoruz… Bizim Denizlispor markasına sahip çıkmamızın önündeki engelin ne olduğunu bulup bir an önce ortadan kaldırmamız lazım…

 

**

 

Gelelim firmalarımıza.

Anadolu Kaplanı’yız diye mangalda kül bırakmıyoruz ama bizim kaplanların Denizlispor’a bir faydası yok. Gaziantep’te Konukoğlu tek kalemde 10 milyon lira destekte bulunabiliyor. Bizim işadamlarımız ise Denizlispor konusunda sağır – dilsizi oynuyor.

 

Daha yenice Ankaragücü taraftarı AŞTİ ve otopark gelirlerinin kulübe devredilmesi için kampanya başlattı. Binlerce insan büyükşehir belediyesini aradı, telefonları kilitledi. Yetkililer de kayıtsız kalamadı, bir çalışma başlattı.

 

Eskişehirspor, Ankaragücü gibi takımların taraftarları zaman zaman açtıkları kampanyalarla futbolcu transfer ücretlerini, primlerini ya da maç başlarının bir kısmını filan ödediler.

 

Biz de bir kampanya başlattık. Kaç lira toplandığını yazmayacağım ama bir asgari ücret olmadığını söyleyebilirim.

 

Buna mahkum değiliz.

 

Çünkü bu hususta kapısı en son çalınacak kişi taraftardır. Zaten büyük fedakarlıkla, çocuklarının rızkından kesip maça geliyor, forma alıyor, emek ve zaman harcıyor.

 

Taraftalardan önce gönüllü destek olması gereken büyük kuruluşlar var. Bu şehirden para kazanan, ekmek yiyen…

 

***

 

Bir kısmını hatırlatayım:

 

Bereket Enerji, Menderes Tekstil, Akça, Erikoğlu, Vateks, Atom Kablo, Ozan Tekstil, Koltuksuz Tekstil, Panayır Tekstil, Zorlu Tekstil, CMK Kablo, Erbakır, Amiroğlu, Tumaş Mermer, Mutçalı Tekstil, Kaynak Tekstil, Kocaer Tekstil, Doksan, Evliyaoğlu, Uğurlu, Tan Tekstil, Çetin Beton, Eyüpoğlu Mermer, Zimek Makina, Demsan, Urhan Boya, Baykent Tekstilm, Dentaş Ambalaj, Kayalar Tekstil, Küçüker Tekstil…

 

Bunlar Denizlispor’un neresinde…

Hele Denizli Cam, Acıpayam’daki Atasancak… Bir kez bu kente faydaları olmayacak mı?

 

Vali Hasan Karahan’ın bir an önce bu firmaları toplayıp seferberlik başlatması gerekiyor. Öyle çok büyük katkılara gerek duyulmadan… Her firmanın gönülden verebileceği miktarlarda…

 

On yıllardır hep bahane güvensizlikti. Artık güven ortamı da geldi. Paralar çar-çur edilmiyor. Denizli daha neyi bekliyor?

 

Bir daha çalınmamak üzere kapılar, bugün tam da sırası…

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı..
 

BC20   -  Bağlantı 27 Kasım 2017, 08:01

Cok güzel yazi tebrikler !!