REKLAMI GEÇ

GÜZEL GÜNLER

13 Mart 2017 Pazartesi

Kısa kısa geçeceğim…

Denizli BBSK düşüyor. Konuştuğum herkes umudun olmadığı görüşünde. Ben kaç sezondur 3. Lig takip ediyorum. Daha bugünden asla düştü demem. Düşme ihtimali kadar kalma ihtimali de var.

Ama insanların büyük çoğunluğu oynanan oyuna bakarak bu kararı veriyor. Sakarya deplasmanında kimse kazanmasını beklemiyordu ama Maltepe’yi, Bergama’yı, Payas’ı elinizden kaçırmayacaktınız.

Kim sorumlu derseniz…

Ne Yaşar Güvenli hoca ne de öğrencileri sorumlu değil bu durumdan. İçinde bulunduğumuz ızdırabın tek sorumlusu koşulları iyi değerlendirmeden bu kulübü talep eden Denizlispor yönetimidir.

 

Hem ısrarla bu kulübün yönetimini isteyeceksiniz, hem takımın dağılmasına müsaade edeceksiniz. Hem takviye yapmayacak ya da sınırlı takviye yapacaksınız. Tek sorumlusu siz olursunuz tabi…

 

Ben Denizlili futbolseverlere şunu söyleyeyim: Yıllarca Denizli Büyükşehir Belediyespor Kulübü’nün Denizlispor’a devredilmesini isteyenler gerçekte ne istiyordu biliyor musunuz? Tek istedikleri BBSK’nın gelirleriydi. O gelirleri de yıllık 10-15 milyon lira filan sanıyorlardı. Öyle sizlerin düşündüğü gibi futbol, altyapı filan ön planda asla olmamıştı….

 

KIZILCABÖLÜKSPOR
Başkan Osman Duran’ın her sezon sonunda olduğu gibi bu sezon sonunda da başı dertte. Muhtemelen bu takımdaki pek çok oyuncusuna başka kulüpler, daha iyi paralar vererek talip olacaklar.

Bu sezon ligin belli bölümlerinde her ne kadar kararsız sonuçlar alsa da Kızılcabölükspor iyi oyunculardan kurulu, iyi bir takım.

Manavgatspor karşısında inanılmaz bir ilk yarı izledim. Maçın 45 dakikasını tek kale oynadı diyebilirim. Yanlış hatırlamıyorsam Manavgat sadece üç kez gelebildi ve ceza alanı içine de giremedi bu bölümde.

Kızılcabölükspor ise sağlı sollu kanat akınları ile, ortadan defansın arasına atılan toplanla onlarca pozisyon harcadı.

Müthiş kaliteli bir maç oldu. Yıllardır 3. Lig maçları izliyorum böyle kaliteli bir ilk yarı görmemiştim. İkinci yarı konuk ekibin direnci yükseldi zaman zaman maça ortak oldular. Kızılcabölükspor’un kaçırdıkları da oldu.

Çok keyifli bir maç oldu. Bazı bölümlerini soluksuz izledik.

Kalede Bahadır iyiydi. Defansta Semih, Muhittin’i beğendim. İriç neden çıktı anlamadım ama oyunda kaldığı bölümdeki performansını çok beğenmiştim. Sanırım hoca taktiksel olarak istediklerini yerine getirmediğini düşündü. Bir iki kez de uyardı oyun içinde. Ramazan’ı çok beğendim. Emir Can, Fatih Arat harikalar. Taygun ve Özer biraz daha çalışacak ama onlar da iyiydi. Ali daha üretken olabilirdi, Mustafa daha dikkatli olmalı.
Bizim gibi tribün antrenörleri bile güzel şeyler gördü. Muhtemelen işin ehli olanlar bu takımda bizim gördüğümüz güzelliklerden çok daha fazlasını görüyordur.

Bu kulüp iyi bir kulüp, örnek bir kulüp. Öyle başkancılık, yöneticilik oyunu oynamak istemeyen, her gün medyada boy gösterip caka satmayan, tek işi futbol olan yöneticilerden; yıllardır sabırla takımlar kurup dağıtan, az paralarla büyük işler yapan, aile ortamını her seferinde tesis etmeyi başaran, her zaman takım olgusunu öne çıkarabilen komplekssiz bir teknik ekipten ve daha fazlasını talep etmeyi aklından geçirmeyen, işini yapan futbolculardan kurulu…

Doğası ile bu başarıyı bir takım insanların alması zor.
Kemsinin destek olmadığı, kendi yağında kavrulan bu borçsuz kulüp üvey evlat muamelesi görürken el üstünde tutulanların ligden düşüyor görüntüsü açıkçası üzücü…

 

DENİZLİSPOR
Denizlispor bu hafta çok önemli bir iş yaptı. Kazandığı için söylemiyorum. Boluspor bu ligin en tehlikeli takımlarından birisi. Tandoğan eski alışkanlıklarını sürdürseydi bu maçı açık ara farkla kaybedeceğini görmüş olmalı.

Sezon başından beri yapmadığı bir iş yapıp oyun planında değişikliğe gitti. Mevcut sisteminin çözüldüğü, oyuncuların tek düzeliğe alışıp performans kaybı yaşadıkları, oyundan zevk almadıkları artık açıkça görülüyordu.

Bu değişik oyun planı hiç olmazsa bir silkelenme olarak kabul edilebilir.

Sezon başından beri bu takıma neden alındığını sorguladığım Moritz’in performansı beni utandırdı. Şimdi çok daha büyük öfke içindeyim.

Bu adam ayakta kalarak 80 dakika çıkarabiliyordu da sezonun sonunda mı hazırlanır arkadaş…

Torpilli Anıl Taşdemir oyuna sonradan girmesine rağmen yedek kulübesinin önünde bir koşuda topa dışarı çıkmadan yetişemedi…. Bu rezaleti herkes gördü…

 

Alperen ve Ömer skora katkı koydu. İyi oldu. Yasin’in golü oyuncuyu kendine getirdi ama gol sevincinden çok farklı şeyler okudum.

Yasin gibi adamlar skora katkı yapmasa da oyuna katkı koyarlar. Gol atamıyorum diye kendisini yok yere strese sokmuş. Onu kaçırmışız. Kendi işini kendi gördü, sorununu çözdü. Artık daha rahat oynar.

 

İstifa ve yeniden anlaşma rezaleti, BAL ligi takımına kupada elenme rezaletini filan saymazsak Ali Tandoğan’ın eksik yada yanlış bir şeyler denemesi, farklı arayışlar içine girmesi güzeldi.

 

**

 

Ona tavsiyem şu ki; işine kimsenin karışmasına müsaade etmesin. Eğer bu nedenle bu kulüpten ayrılacaksa aslanlar gibi tüm Denizli de onun arkasında durur merak etmesin.

Bir yanlış bir hata yapacaksa bu kendi fikri olsun…

Ama başkalarının esaretinde teknik adamlık yapacaksa dakika durmasın… Yedek kulübesine hakim olsun. Oranın tek patronu olduğunu herkese tebliğ etsin.

 

Yoksa telefonla talimat gelir….

 

**

 

YÖNETİM
Bu yönetim içinde çok kral adamlar var… Bence işe yaramaz olan da var…

Bu kulübün önünün daha açık, geleceğinin daha parlak olmasının önündeki kim dersiniz?

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı..