REKLAMI GEÇ

Kapıları kapatın

4 Ekim 2016 Salı

Bir solukta geldi geçti Denizli Basket macerası… Bu kentte kulüpçülük adam gibi yapıldığında herkesin sahipleneceğini gösterdi bize..

 

Belki hedeflediği üst lige çıkma başarısını gösteremedi ama binlerin gönlünde yer edinmeyi bildi en azından. Türkiye liglerinin en fazla seyirci ortalamasına sahip takımları arasına girdi. Ve bu sıralamada sözde süper ligin süper takımlarının en azından 14’ünü geride bıraktı.

 

Bize kırıp dökmeden, sövmeden, keyif alınarak maç izlemenin hazzını yaşattı. Konforlu salonu, güler yüzlü hizmeti ile değerli olduğumuzu hatırlattı.

 

Aslında onların da öyle çok paraları yoktu. Bir spor sever ‘Derya Baltalı’ları vardı, bir de onun belirlediği klasın altına hiç düşmeyen gönüllü neferleri…

 

Bu macerada hep birlikte yoruldular, bıraktılar. Çünkü yalnızdılar…

 

 

**

 

 

Bir de öyle kendini yalnızlığa mahkum edenler var tabi… Kapılarını dış dünyaya kapatanlar… Sahi orada ne gizliyorlar?

 

Denizlispor örneğine bakın.. Sadece kendi gibi düşünenleri etrafına toplayan bir liderin başarı şansı var mıdır?

 

Bir kulübün sürekli başarı elde etmesinin yolu her dönemde personel gönderip yerine yenilerini almak mıdır?

Hiç durmadan bir ‘sahip çıkma’ filmini vizyona koyup, enkaz edebiyatı yapmak mıdır yöneticilik… Artık kapılarda durduruluyor insanlar. Yeni fikirler, farklı görüşlerin içeri girilmesine izin verilmiyor ve görünen o ki bir hayli zaman da verilmeyecek..

 

Sanki bir izole yaşam sevdası var gibi… Sorulacak çok soru var…  Neden hiç durmadan kamuoyunun yanıltıldığından başlayarak sormak gerekir…

Ama nihayet yıllardan sonra düşmeme mücadelesi yerine şampiyonluk mücadelesi verebilecek bir takım var… Biraz da onların hatırı var…

 

Orada ne saklıyorsunuz…

 

 

**

 

Bu izole yaşamın belki de en öne çıkan örneğidir Denizli’de… Büyükşehir Belediyespor’un bu bilinmeyen hali pek çok da dedikoduyu getirmiştir.

 

Şeffaflık olmadığından, hesap verme durumu olmadığından (en azından kamuoyuna karşı) her kafadan bir ses çıkmıştır.

 

Hele ki kulübün bütçesi yıllardır öyle büyütülüp, abartılıp anlatılmıştır ki zaman içinde futbolseverlerin tamamı Denizli Büyükşehir Belediyespor’u Denizlispor için bir rakip, engel olarak görmüşlerdir.

 

**

 

Bu yalnızlığın… Küçük ve benim olsun fikrinin en dramatik sonucuna ise Kızılcabölükspor tanık olmuştur. Yalnız bırakıldıklarını düşünüyorlar ise yanılıyorlar. Onlar yalnızlığı tercih ettiler.

 

Ve bu yalnızlık onları harcanabilir, kaybedilebilir yaptı… Şimdi canları yandığında bir kamuoyu oluşturacak kadar güçleri bile yok…

 

**

 

Bu kentte kimse yaptığından hesap vermek istemiyor. Takip edilsin, fikirleri tartışılsın, yanlışları konusunda uyarılsın istemiyor.

Bu alanda yeterli olgunluğu gösterecek gibi de durmuyorlar açıkçası…

 

Demokrasi nöbetlerinde gün aksatmadan boy gösterenler, kendi yönettikleri kurumlarda demokrasiyi uygulamaya geldiğinde her nedense ortada görünmüyorlar.

 

Genel kurul için imza toplayanlara çeşitli evrak oyunları ile ayak diredikleri yetmiyormuş gibi, baskı ile insanların imzalarını geri çekmelerini sağladıklarını sanki kimse bilmiyor…

 

Memnun musunuz…

Denizli sporunu el birliği ile getirdiğiniz durumdan…

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı..
 

ahvah baba   -  Bağlantı 4 Ekim 2016, 13:29

sayın aydın bu yazınızda kastettiğiniz denizli sporunun tüm aktörleri midir yoksa sadece denizlispor bş.bld. spor veya kızılcabölükspor mudur ilginiz için şimdiden teşekkürler…