REKLAMI GEÇ

KUTLAMA YAPMAK YERSİZ

27 Şubat 2018 Salı

Denizlispor ligdeki son üç maçını kazanarak müthiş bir çıkış yaptı. Fatih Tekke’nin hakkını teslim etmek lazım. Fırsatları iyi kullandı. İyi iş çıkardı. Göreve geldiğinde çıkan çatlak sesler bir anda son buldu, destek almaya başladı.

 

Giresunspor galibiyetinin ardından yazmıştım. Siz kazandığınız sürece sorun yaşamazsınız. Ligde kalmak ya da kalmamak meselesi tamamen kendi oyununuza bağlı. Kazandıkça sıralama değişir. Bu fikrimden vazgeçmiş değilim. Ama üçte üç yaptık diye seyrin böyle devam edeceğini düşünmek hata olur.

 

Bu üç maç oynanmadan önce fikrim toplam 1 ya da maksimum 2 puan filan alacağımız yönündeydi. Ben daha çok bu haftadan itibaren başlayacak periyotta alınacak puanların bizi ligde tutacağını düşünüyordum.

Kağıt üstünde Giresun, Ümraniye ve Gazişehir zaten bizimle oynamadan hanelerine üçer puan ilave etmişlerdi. Durum gerçekte bizim için bu kadar vahimdi.

 

Giresunspor karşısında alınan galibiyet Denizlispor’un maç boyunca çok iyi olduğu için değil, sonraki sürecin de gösterdiği gibi Giresunspor’un kötü bir evreden geçiyor olmasıydı. Maç içinde skorun aleyhlerine döndüğünü bile fark edemeyen bir takıma sahiptiler. Denizlispor 2-0 öndeyken bile maçı çevirecekleri endişesini yaşadım. Rahat bir galibiyet alındığını söyleyemem… Elbette oyunun son bölümleri normal olarak görece rahattı.

 

İçerideki Ümraniyespor maçı da öyle rakibi eze eze kazanılmış bir galibiyet değil. Yüzde 50 iyi oyun yüzde 50 ikram diye düşünüyorum. İki takımın eşit sayıda futbolcuyla oynadığı dönemde Ümraniyespor net fırsatlar üretmedi değil… Kullanamadılar. 44’te Andreas’ın atılmasından sonra bile etkili oynadılar. Yorgunluk belirtileri göstermeye başlayınca beraberliğe razı oldular. Denizlispor baskı kurmayı bir türlü beceremedi. 84’te gelen golden önce bir kaç dakikalığına kurduğu baskı işe yaraladı. Bu baskı işini sürekli hale getiremediği gibi kapanan rakibi açma konusunda da ciddi sıkıntılar yaşadı. Kişisel çabalarla tehlike yarattı ve bundan sonuç aldı. Kazanılmış olsa da rahat bir maç değildi.

 

Son olarak Gazişehir maçı… Nasıl futbol oynadıklarını imrenerek izledim. Art arda 6 maç kazanmalarına şaşmamalı. Hataları bizi küçümsemeleri oldu. Net fırsatlar buldular. Del Valle bizim sağ kanadı felç etti. İçeri üç ya da dört net top çevirdi. Kullanamadılar. Golü bulsalar maçın seyri değişirdi. Tugay’ın kırmızı kartı bize ikram oldu. Buna rağmen kırmızı karttan sonra da oyunu bir süre bize vermediler. Belli ki, lige yükselme stresi ve elbette eksik kalmanın yorgunluğu onları etkiledi. Orta alanda kaybettikleri her top tehlike oldu. Mehmet Akyüz’ün 76’daki golü işi bitirmişti.  Ondan sonra öne her çıkışları başlarına dert oldu. Denizlispor’un en iyi yaptığı şey hızlı çıkmak. Bunu da sürekli yapamıyor zaten.  Ancak geniş boş alanlar bulduğunda bu işte başarılı. Barış’ın 90+4’deki deparı muhteşemdi. Topu Hasan ile paylaşsa daha da muhteşem olabilirdi ama biraz şımarmaya hakları var. Sezon başından bu yana diken üstünde bir takım fırsatını bulmuşken biraz eğlencenin tadını çıkardı diye okuyalım.

 

Bu üç maçı seyri itibariyle değerlendirdiğimde Giresunspor maçını beraberlik diğer iki maçıda olağan koşullarda mağlubiyet olarak yorumluyorum. Saha içindeki özel şartlar bize üçte üç yaptırdı. Daha muhteşemi düşünülemezdi. Ama gördüğüm kadarıyla bu oyun yeterli olmayacak. Üzerine mutlaka koymak lazım.

 

Bizim için tehlikeli olan dönem ise şimdi başlıyor. Biz art arda üç galibiyet aldık ama Eskişehirspor’un önüne geçemedik. Oysa bu ligde üç maçta 9 puan sizi 4-5 basamak birden yukarı atardı. Eskişehirspor maçı işte bu kadar önemliydi. Hem onlar hayat buldu, hem biz mahvolduk. 9 puandan fazlası dedikleri şey…

 

Şimdi önümüzde Manisaspor ve Adana Demirspor maçları var. Bence her iki maçta Eskişehir maçıyla aynı önemde. Manisaspor’u kendi evimizde yenmekten başka şansımız yok. Hele ki Adana Demirspor’a yenilmememiz şart. Bu iki maçta en az 4 puan çıkarmak zorundayız. Her iki maçtan birinde yaşanacak puan kaybı, bizi Eskişehirspor maçı sonrası durumumuza geri iter. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorundayız.

 

Kimse fikstüre filan bakmasın. Kazanmazsanız sizi fikstür de kurtarmaz. Eğer bir puankaybı yaşayacaksak bunun Giresun, Ümraniye veya Gazişehir maçlarında olmasını dilerdim. Yeter ki Manisa ve Adana Demir maçlarından 6 puan çıkaralım.

 

Sonuç itibariyle bu takımın düşeceğine asla inanmıyorum. Ama çok iyi futbol oynadığına da inanmıyorum. En büyük şansı sezon içinde üçüncü hocası olmasına rağmen nihayet takımı hareketlendirecek aradığı kan değişikliğini bulmuş gibi görünüyor olması…

 

9 puan ile ligde kalmak karıştırılmamalı. Şimdiden kutlama yapmak yersiz.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı..