REKLAMI GEÇ

SORUN ÇOK CİDDİ

9 Ağustos 2016 Salı

Denizlispor’un önünde çok büyük bir sorun var… O da teknik direktör konusu… Ortada görünenden fazlası olduğunu düşünüyorum. Fotoğraf; bu renklere gönül veren herkesi endişelendiriyor.

 

Koray Palaz ile başlayalım. Taraftarlar tarafından sevilen Koray Palaz ile devam kararı alınmamasını en iyi anlayanlardan biriyim.

Herkes takımı Palaz’ın ligde bıraktığını düşünüp savunsa da, takımının ligde kaldığını cep telefonundan öğrenen biri takımı ligde filan bırakmış olamaz görüşündeyim.

 

Denizli’ye geldiği ilk günden itibaren ‘kendisini pazarladığı yüksek kalibreli teknik direktör’ duruşu gerçekte asla öyle değildi diye düşünüyorum.

İngiltere’de staj gördüğü şansı, bu kulüpte görev almış Ersun Yanal, Rıza Çalımbay, Özkan Sümer, Raşit Çetiner, Nevzat Güzelırmak, Tevfik Lav, Giray Bulak gibi hocaların sanki hiç gelmemiş, hiç görülmemiş algısı; egosunda öyle yer etmiş olmalı ki bu ilişkide şanslı tarafın Denizlispor olduğunu düşünüyordu sanırım…

 

Daha ilk günden ‘profesyonel ekibi’nin her nedense Denizli’ye hiç gelmeden medya ilişkilerini yürütebileceğini sanması, Denizlispor için insanların pek çok gerçeği görmezden geldiği gerçeğini atlamış olması haklılığını artırdığını düşündürmüş olmalı ki, bu anlaşılmaz tavrını kararlılıkla sürdürmüştü.

 

Üniformasındaki KP işaretleri pek çoklarına komik gelmişti. Yüksek egosunun futbolcularla ilişkisine engel olduğu yüzlerce kez kulağımıza iliştiyse de görmezden gelmiştik.

Tesislerde bir şey isteyip de olmadığında ya da geciktiğinde ortalığı ayağa kaldırdığı, bu nedenle tüm personelin huzurunu kaybettiği yönünde çok şeyler konuşulmuştu.

Bir taraftan profesyonellik dersi vermeye kalkarken bir taraftan da başkasının diplomasını kullanıyor olması en başından beri bizim için çakma profesyonellik göstergesiydi ya, yine de hoşgörümüz yüksekti hepimizin.

 

Özü itibarıyla sözleşme yenilenmeyip yola devam edilmesini anlaşılmaz bulmamıştım. Ama bundan sonraki süreç çok daha karmaşık bir hal aldı.

 

Önce futbolu yeni bırakmış olan Ali Tandoğan ile anlaşıldığı açıklandı. O dönemde bize söylenen kesinlikle futbolun tek patronunun Ali Tandoğan olacağı, lisans sorununun ise tıpkı Koray Palaz, Ali Yalçın ve Yusuf Şimşek’te olduğu gibi çözüleceğiydi.

İlk söyleşiyi yapmak üzere tesislere gittiğimizde Ali Tandoğan kesin bir ifade ile “Kendisinin takımı asla çalıştırmayacağını, ilk 11 belirlemeyeceğini ve sahaya inmeyeceğini” söyleyince aklımız karıştı.

Çok sonra gündeme Oğuz Çetin gelip geçti. O dönemde Başkan Süleyman Urkay’a antrenörün kim olacağını sorduğumda “Tek yetkili Ali Tandoğan olacak. Sadece bir antrenörün lisansını kullanacağız” cevabını almıştım.

Hem Tandoğan hem başkan sonraki süreçte aynı soruma aynı yanıtları vermeyi sürdürdü.

 

Ortada bir tuhaflık vardı. Bir taraftan transfer çalışmaları sürüyordu. Bu transferlerden bazıları ile Ali Tandoğan’la anlaşılmadan önce görüşüldüğünü hepimiz biliyorduk. Belki karşılıklı görüş alış verişinde bulunulmuştu, bilemiyorum.

Derken birkaç transfer, denenmeye gelen oyuncular ve geçen sezondan kalanlarla takım toplanmıştı.

 

Yeni sezonun ilk toplanmasında futbolun tek patronu Tandoğan takımın çalışmasını bir yabancı gibi izliyor sahaya  inmiyordu. Bundan sonraki çalışma sürecinde de aynı şeyler oldu.

Futbolun tek patronu Ali Tandoğan’ın asla takımı çalıştırırken görmedik. Buna rağmen “Takıma bir teknik direktör alınacak mı?” sorusuna gerildiğini de rahatlıkla söyleyebilirim.

Anlaşılmaz durum Kızılcabölükspor maçına kadar sürdü. Kimse teknik direktör konusunu sormadı. Bu takımın bir teknik direktörü yok demedik, anlayış gösterdik. Zaman ve alan tanıdık.

Kızılcabölükspor ile yapılan hazırlık maçında antrenörler ile birlikte Tandoğan’ı da saha kenarında görünce artık kolları sıvadığını düşünmüştüm.

Sonraki süreçte yine takımın antrenmanlarında eşofmanlarını giymedi. Nazilli Belediye ile yapılan hazırlık maçında da herkesin gördüğü gibi saha kenarı yerine şeref tribünündeydi.

 

Artık bu işin tadı kaçtı… Bu takımın sahaya çıkmasını sağlayacak lisans sahibi teknik direktör kim olacak? Açıklanmak zorundadır. Kamuoyu ile böyle alay edilmez.

Tandoğan takımı çalıştıracaksa neden eşofmanlarını giymemiştir. Eğer bir başka çalıştırıcı takımın başına getirilecekse bunca transfer teknik adama sormadan nasıl yapılır. Ya da Türkiye Futbol Federasyonu ve UEFA şiddetle karşı çıkmasına rağmen bir başka teknik sorumlunun belgesinden nasıl faydalanacaksınız.

 

Öğrendiğimiz kadarıyla Ali Tandoğan’ın kursları da devam ediyor. Hatta ligin ilk bir kaç maçı sırasında katılmakta zorunlu olduğu antrenörlük kursunda olacak. TFF bu aşamada nasıl izin verecek de gelip takımın başına geçecek.

 

İnsanlar merak ediyor…

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı..
 

M.ŞAFAK KARATAŞ   -  Bağlantı 9 Ağustos 2016, 14:53

Selami Bey’in özellikle Koray Palaz tespiti çok yerinde olmuş.Bende şu anda en büyük sıkıntının teknik direktörlük olduğunu düşünenlerdenim.Tecrübeli bir hoca ile anlaşılmadan bu ligde başarılı olamayız.Bence hızlıca ÖZCAN BİZATİ göreve gelmelidir.

AKIN ÖZKAN   -  Bağlantı 9 Ağustos 2016, 12:30

MÜKEMMEL.YAZI…….ANLAŞILIYOR Kİ…TAKIM MEÇHUL HOCA YI ARIYOR….ÇOK TUHAF…