REKLAMI GEÇ

YÖNETİM YALNIZ BIRAKILIYOR

25 Ocak 2018 Perşembe

Paralar ödeniyor, borçlar bitiriliyor, kulüp iyi yönetiliyor, eski kronik sorunlar tek tek çözülüyor, transfer yapılıyor, sahada sonuç da alındı. Daha önemlisi geleceğe sorun taşınmıyor…
Doğası ile herkes Denizlispor’da işlerin harika gittiğini düşünüyor

Ama deniz bitti…

Başkan Mustafa Üstek ve yönetimi kulübü bu sezon başında değil geçen sezonun sonunda almıştı. Gelir gelmez 1 milyon liraya yakın ödeme yapmak zorunda kalmışlardı.
Sezon başındaki transfer yasağı, mevcut futbolcuların büyük bölümünün sözleşmelerinin bitiyor olması kulübü aynı futbolculara mecbur bırakmış doğası ile transfer ücretleri artmıştı.
Bu oyuncuların geçen yıldan alacaklarının yanı sıra yeni sezon için peşinatları da ödenmeliydi. Bu arada kulüp lisansı için ödemeler yapılmak zorundaydı. Yabancıları hiç söylemiyorum. Şimdiye kadar tek dosya bile kalmadı. Devre arasında transfer yasağının kalkması transferin açıldığı anlamına gelmiyordu. Bir de transferi engelleyen borçların ödenmesi gerekiyordu. Ayrıca sezon içindeki masraflar, yeni transferlere yapılması gereken ödemeler bu arada sezonun ilk yarısından olan futbolcu alacaklarının ödenmesi, haliyle takımdan gönderilenlere yapılması gereken ödemeler derken kimsede takat kalmadı.
Kongrelerde 20 kişilik yönetimlerin kürsüde boy fotoğrafı çektirdiğine bakmayın… Genellikle o kalabalık içinde 3-5 kişi kulübe yoğunlukla mesai harcar. Ve özellikle bir kaç kişi ekonomik olarak ciddi oranlarda katkı sağlar. Tabi bu konuda en çok yorulan doğası ile başkan olur…

***

Mustafa Üstek yönetiminde de bu gelenek değişmedi. Başkan bu güne kadarki tüm başkan ve yöneticilerden daha fazla maddi destek sağladı.
Yönetim kurulunda ağırlıklı olarak üç-beş kişi maddi destek sağladı. Başkan yardımcıları Ahmet Selvi ve Mehmet Uz ile asbaşkan Ali Fırat’ın önemli katkılar koyduğunu biliyoruz. Diğer bazı yöneticilerin de önemli katkıları oldu…
Başkan Yardımcısı Taner Atilla ise çalmadık kapı bırakmayarak olağanüstü kaynak temin etti. Atilla’nın katkıları diğerlerinden farklı olarak genellikle bağış ve sponsorluk olduğu için geri ödemesizdi. Bu kaynaklar Denizlispor adına en değerli olanlarıydı çünkü kulüp borçlanmıyordu.
Denizlispor’un toplam borcunun 44 milyon liradan 15 milyon liraya düştüğünü önceki gün bazı yöneticiler açıkladı. Bu demektir ki; koydukları katkı inanılmaz boyutta…

Ama deniz bitti…

Maddi konularda yöneticiler de yoruldu. Yeni kaynak arayışları hep bir yerde kamuya, siyasete takıldı, duvara toslandı. Kulübün borcunu sıfırlamak isteyen bu insanlar yarı yolda ve yalnız bırakıldı.

***

Kamuoyunda işadamı desteklerine bakarak, dört bir yandan bağış yağıyor, şehir takımına sahip çıkıyor diye düşünenler varsa durum öyle değil. O bağışçıların hemen tamamı yöneticilerin kişisel ilişkileri ve gayretleri ile kulübe destek oldu.
Ama asıl olması gerekenler bir türlü ortada görünmedi.

***

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde bir düğün için Denizli’ye geldi. Helikopteri Denizlispor tesislerine indi. Burada başkan ve yöneticiler ile biraz sohbet etti. O anda orada olan bir tanık Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Denizlispor neden batağın içine düştü? Neden bu kadar çok borcu var?” diye sorduğunu söyledi.
Başkan Mustafa Üstek’in şaşırarak “Kulüp tarihinin ekonomik olarak en iyi dönemini geçiyor. Çok az borcumuz kaldı” diye yanıtladığı söylendi.
Bu sırada Vali  devreye girip Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan’ın desteği ile kulübün düze çıktığını söylediği anlatıldı.
Futbol ile bu kadar yakından ilgilenen, hele ki bazı TFF 1. Lig kulüplerine maddi manevi destek verdiği bilinen bir cumhurbaşkanına kim yanlış bilgi vermiş olabilir ki… Ya da Denizlispor eski imajından hala sıyrılamadı mı yoksa…

***

Bu şehrin bir ekonomi bakanı var… Ağzından Denizlispor çıktığını duyan var mı? Maça gelir mi, maç kazandıktan sonra bir tebrik eder mi… Geçtim onları Denizlispor yönetimi ile bir araya gelmişliği var mı? Randevu vermiyor olabilir mi…
Şehrin bir valisi var. Denizlispor için bir hamle yaptığını, bir firmadan – işadamından alışageldiğimiz şekliyle sponsorluk hazırladığını filan duymadık. Maçlarda da pek görmedik…
Şehrin Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan… Denizlispor’a ne kadar düşkün olduğunu biliyoruz. Diğer kentlerde belediye başkanlarının kulüplere olan desteğini görüyoruz… İnanılmaz rakamlar. Denizli de bu ayarda olmasa da çıtayı yükseltmesini bekliyor. Ama yanıt alamıyor.

***

Geçen sezonun ilk yarısında takımın primlerini ödüyordu. Mustafa Üstek yönetimi geldikten sonra da primlerin yarısını üstlenmişti. Bu sezon bu konuda da yönetimi yalnız bıraktığını duydum.
Hatta son Adanaspor galibiyetinden sonra bazı yöneticiler yeniden bu konuyu hatırlatmış, takımın primlerini ödemesini istemiş. Geri çevrilmişler… Sanırım nasıl olsa ödeme yapan birileri var…

***

Kamu kuruluşlarının da Denizlispor’a bakışı ortada.. Katkıları yok. Mutlaka haklı yasal gerekçeleri vardır. Ama doğrudan maddi destek sağlamak yerine kulübün önünü açmak da bir seçenek. Hatta vazife…
Malum Denizlispor transfer yasağı kalkınca takıma takviyeler yaptı. Lisansların çıkması gerek. Bazı oyuncuların çıkıyor ama sanıyorum Canberk’in lisansında sorun yaşanıyor. Sistemde kulübün kamu kurumuna 260 bin lira borcu görünüyor.
Kulüp taksitlendirmek istiyor, kamu kurumu yanaşmıyor. Transferde ya da peşinatta kullanacağı parayı mecburen yönetim burada kullanıyor. Apar topar para bulunuyor bu borç da ödeniyor. Başkan Üstek isyan noktasına geliyor…

***

Son duyduğum ise çok daha şaşırtıcı. Nedenini ya da koşullarını bilmiyorum ama Denizlispor’un Denizli Atatürk Stadı’nı sandığımız gibi 49 yıllığına filan değil maç maç kiraladığını duyuyorum. Neler oluyor…
Bu şehir yönetimi yalnız bırakma hakkı ve lüksüne sahip değildir. Geçmişte hesap vermeden diledikleri gibi davranan, kulüp kaynaklarını hovardaca kullanan yönetimlere tanınan snırsız kredinin yanında bu insanlara yapılan muamele kabul edilir değil.
Bu insanları da kaybedersek, bu kulübü kiminle yöneteceğiz, kiminle en üst lige çıkaracağız? Bunları düşünmek gerekir.

***

Taraftarlar çok ciddi endişeler yaşamıştı bu yönetim göreve geldiğinde. Haklı olarak idarecilerin futbol bilgisinden şüphe duymuşlardı. Elbette destek verenler de vardı ama çoğunluk kulübün geleceğine ilişkin kaygılar taşıyor, bunu da sosyal medya ağırlıklı olmak üzere her yere ifade etmekten çekinmiyordu.
Haklıdırlar. Çünkü taraftar için renklerden daha değerli bir şey ya da kişi yoktur.
Yöneticiler de bu işte uzman olmadıklarını anlattılar, gönül rahatlığı ile açıkça ifade ettiler. Ellerinden gelenin en iyisini yapacaklarını söylediler.

Hataları da olmadı değil. Ama süreç içinde yöneticiler de olgunlaştı. Transferin açılması ile birlikte nokta transferler, kaliteli ayaklar takıma kazandırıldı. Borçların ödendiği, sorunların tek tek aşıldığı herkes tarafından görüldü. En sert muhalefet eden taraftarlar bile bazı şeylerin yoluna girdiğini görüyor. Şimdi eleştiri ‘kötü yaptınız’ diye değil en fazla ‘daha iyisi yapılabilirdi’ şeklinde gerçekleşiyor.
Görünen o ki Denizlispor’un gerçek sahiplerinin de yönetime güveni artıyor, bakışı değişiyor.
Bu atmosferde bile kulübün kaderinin bir tek yönetimin eline bırakılması haksızlık. Kişiler sınırsız kaynaklara sahip değil. Maalesef ülkemizde özellikle kamunun desteği olmadan kulüplerin ayakta kalması kolay değil. İşler bu kadar rayına oturmuşken, sorunlar tamamen bitme noktasına gelmişken bu başkan ve yönetimine omuz vermemek, telafisi olmayacak yıkımları her zaman ensemizde hissetmek demek.
Bu sezon play–off’u isteyen, dillendiren Denizlispor’un gelecek sezonlarda, belki de bu sezon süperlige çıkması, kendi ayakları üzerinde durabilir hale gelmesi için elimizdeki son şans.

İlgisizlere duyurulur…

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı..